tek tek - Turco Inglés Diccionario

tek tek

Significados de "tek tek" en diccionario inglés turco : 12 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
tek tek one by one adv.
It would be impossible to list them all one by one, but I hope that the message is clear.
Bunların hepsini tek tek sıralamak mümkün değil ancak mesajın açık olduğunu umuyorum.

More Sentences
General
tek tek individually adv.
Without European measures, our fifteen governments will not succeed individually.
Avrupa tedbirleri olmadan on beş hükümetimiz tek tek başarılı olamayacaktır.

More Sentences
tek tek last adj.
tek tek each adj.
tek tek singly adv.
tek tek on an individual basis adv.
tek tek in particular [obsolete] adv.
tek tek distributively adv.
tek tek particularly adv.
tek tek spellingly adv.
Colloquial
tek tek onesie-twosie expr.
Computer
tek tek draw one expr.

Significados de "tek tek" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
tek eşlilik monogamy n.
tek sayı odd number n.
tek kademeli kar zarar tablosu single step income statement n.
tek sole adj.
tek one adj.
tek only adj.
tek single adj.
General
tek göz ev boxy house n.
tek eşli monogamist n.
tek gözlük eyeglass n.
tek çorap odd sock n.
söyleyebileceğimiz tek şey the only thing we can say n.
tek gözlük monocle n.
tek sıra halinde yürüme defiling n.
tek bir merkeze yoğunlaşıp diğer yönleri yok sayma centration n.
tek olma uniqueness n.
tek eşlilik monogamousness n.
tek taraflı görüşmeler unilateral talks n.
kendini tek bir amaca verme singleness of purpose n.
tek mi çift mi oyunu odd or even n.
tek taşlı mücevher solitaire n.
tek bir alanda çalışma (birçok alan veya iş yerine) specialization n.
tek atlı one horse n.
tek gözle ihtiyacını karşılama eying n.
tek boynuz unicorn n.
tek heceli kelime monosyllable n.
tek kişilik oda single room n.
tek sesli mersiye monody n.
tek mi çift mi odd or even n.
tek yönlü rüzgar trade wind n.
bölme (ahırda tek bir büyükbaş hayvana ait) stall n.
tek yönlü vana non return valve n.
tek etaplı öğrenme single loop learning n.
tek kuyuluk surfaktan emdirme operasyonu single well surfactant soaking treatment n.
tek tip monotype n.
başında tek bir hükümdar olan devlet veya ülke monarchy n.
tek olma singularity n.
tek düzlemli uçak monoplane n.
tek sayı uneven number n.
tek single thing n.
tüm canlıların tek hücreden oluştuğu kuramı monogenesis n.
tek suit n.
tek yönetim altında bulunan örgütlü siyasal toplum state n.
tek taş solitaire n.
tek ray monorail n.
tek tekerlekli bisiklet unicycle n.
tek sürgülü trombon sackbut n.
tek parmaklı eldiven mitt n.
tek olma exclusiveness n.
tek fiyat flat rate n.
tek sesi oluşturan iki harf digraph n.
hesapta tek rakam item n.
tek kanatlı monoplane n.
tek ağzı keskin kılıç backsword n.
tek direkli küçük yelkenli catboat n.
tek tırnak single quote n.
tek kanatlı uçak monoplane n.
tek kişi firması sole corporation n.
mücevheri süsleyen tek taş solitaire n.
tek fellow n.
tek adım dansı one step n.
tek sıra yürüyüş indian file n.
tek kişilik dama solitaire n.
tek kişilik uçak single seater n.
tek yumurta ikizleri monozygotic twins n.
tek yollu anova single way anova n.
tek kabuk single shell n.
tek içki shot n.
geniş ve tek parçadan oluşan kayak snowboard n.
tek kullanımlık şey disposable n.
tek direkli hafif ticaret gemisi galiot n.
sadece tek ziyaret için geçerli vize single entry visa n.
tek kişilik yatak single bed n.
yüzükte tek taş solitaire n.
tek kocalılık monandry n.
tek parça taştan yapılmış abide monolith n.
israil'in tek meclisli parlamentosu knesset n.
tek renkli ekran monochrome monitor n.
tek kişilik tarife single occupancy rate n.
tek ses veren iki harf digram n.
tek ayak üzerinde dönüş pirouette n.
tek akciğerliler monopneumona n.
tek direkli balıkçı teknesi smack n.
tek parça anıt monolith n.
kıçtan kullanılan tek kürek scull n.
kıta gibi tek parçadan oluşan kara parçası land mass n.
tek unit n.
tek odalı daire studio n.
tek girişlik vize single entry visa n.
tek parti sistemi one party system n.
tek ağacı teak n.
tek sayfalık gazete newssheet n.
tek taraflılık one sidedness n.
tek olma singleness n.
tek parti sistemleri one party systems n.
tek başına yapılan uçuş solo flight n.
tek taraflı bağımlılık dependency n.
tek renkli resim monochrome n.
tek tek dikiş interrupted suture n.
tek parça çamaşır combination n.
tek gözle ihtiyacını karşılama eyeing n.
tek dilim sandviç open face sandwich n.
tek delik single hole n.
tek tanrının varlığına inanma monotheism n.
tek vergi usulü single tax n.
tek hücreli canlı familyası protist family n.
tek göz kullanmayı tercih etme eyedness n.
tek atlı binek arabası cab n.
tek çocuk singleton n.
tek yumurta ikizleri enzygotic twins n.
küçük çocuklara okuma yazma eğitimi veren tek öğretmenli okul dame school n.
külot ve sütyen birleşiminden oluşan tek parça iç çamaşırı teddy n.
tek hücreli canlı protistan n.
tek boynuzlu hayali hayvan unicorn n.
tek yürek full unity n.
tek kişilik oyun solo n.
tek göz oda boxy room n.
iki tekerlekli tek atlı araba hansom n.
tek tip yapma standardization n.
tek tekerlekli sirk bisikleti unicycle n.
tek parmaklı eldiven mitten n.
söylenecek tek şey the only thing we can say n.
tek hücreli hayvan protozoa n.
dilbalığı eti tek parça flitch n.
tek hücreli canlı cinsi protist genus n.
bütün odaları arka arkaya sıralanan tek bir oda genişliğindeki ev shotgun n.
tek elini kullanma eğilimi handedness n.
büyük tek parça taş sarsen n.
tek bir iş yapma (birçok alan veya iş yerine) specialization n.
tek boynuzlu at unicorn n.
tek kişilik servis takımı place setting n.
tek sesli üç harf grubu trigraph n.
tek kişilik iskambil oyunu solitaire n.
tek olan the only one n.
tek taraflı hareket unilateral action n.
tek eşli kimse monogamist n.
küçük bir gemi gibi kullanılabilen tek direkli büyük sandal sloop n.
tek el kullanabilme handedness n.
tek koltuklu teleferik single chair n.
tek renk solid color n.
tek gidiş bileti single n.
tek bir an eyewink n.
tek taraflılık unilaterality n.
tek perdelik oyunlar one act plays n.
tek başınalık solitude n.
tek kişilik kolsuz koltuk slipper chair n.
tek bir şey düşünme single mindedness n.
tek görünüşlü resim onewiev drawing n.
tek parça streç giysi leotards n.
tek bir hareket (el, kol) sweep n.